Bağlama icrasını sade bir nota dizisinden çıkarıp gerçek anlamda "müzikal" hale getiren unsurlardan biri süsleme teknikleridir. Çarpma, tril gibi teknikler, bir ezginin karakterini belirgin şekilde zenginleştirir; ancak bu teknikler doğru zamanda ve doğru şekilde öğrenilmelidir.
Çarpma, ana notadan hemen önce veya sonra çok kısa süreli ek bir sesin duyulmasıyla oluşur; genellikle bir üst veya alt perdeden ana notaya hızlı bir geçişle yapılır. Doğru bir çarpma, net ve akıcı olmalı, ana notanın süresini bozmamalıdır.
Tril ise iki bitişik perde arasında hızlı ve tekrarlayan bir geçiş yapılarak elde edilen titreşimli bir efekttir. Trilin kalitesi, parmakların hızına değil, hareketin düzenliliğine ve netliğine bağlıdır; acele edilen bir tril genellikle bulanık ve düzensiz bir ses üretir.
Bu teknikleri öğrenmeden önce, öğrencinin temel perde basışlarında ve tezene vuruşlarında sağlam bir teknik seviyeye ulaşmış olması önerilir. Süsleme teknikleri, zaten sağlam olan bir temelin üzerine eklenen bir katmandır; temel eksikken süslemeye odaklanmak genellikle her ikisinin de yarım kalmasına yol açar.
Çalışma yöntemi olarak, önce süsleme tekniği tek başına, çok yavaş bir tempoda izole edilerek çalışılır; netlik sağlandıktan sonra ait olduğu ezgi cümlesine eklenir. Bu aşamalı yaklaşım, süslemenin ezgiye doğal bir şekilde oturmasını sağlar.
Özetle, temel teknik sağlamlaştıktan sonra öğrenilen çarpma ve tril, önce izole edilip yavaş çalışılarak, ardından ezgiye entegre edilerek doğru şekilde kazanılır.